İnsanın beyni ve aklı birlikte hareket etmeye başlayınca hayatın sana sunduklarını yaşamaya başlarsın.Senin isteklerin bir köşede unutulmaya başlamış demektir!Arada bir aklına gelir ve hayal dünyanı allak pullak edip tekrar tozlanmaya terkedilir...Terkedilir çünkü artık gerçeklerle yüzyüze yaşamaya başlamışsın demektir!Gerçekler,o kadar yalan ve yalındır ki hep içinde bir eksik vardır.O eksikleri tamamlamak o kadar zordur ki tek başına gücün yetmez ve doğal olarak gücünün yettiği ve hep yanında olan kişiden yardım alarak gerçekleri yaşamaya başlarsın...Ve bunun adına hayat dilinde yuva denirmiş...
Gece...
Soğukmu soğuk,sessizmi sessiz,karanlıkmı karanlık bir gece...
Evin bütün ışıklarını yaksam,sokak sokak bütün lambaları etrafıma toplasam
Soğuk,sessiz,karanlık yinede geceler...
Aylardan Ekim,günlerden hüzün
Aklım ışıl ışıl parlarken kalbimde son sözün
''Seni seviyorum...''
Birşeyler eksik,çok şeyler yarım
Nefes almak istiyorum
Pencere,perdeleme soğuk geceyi
Zaten hayallerim camdan
Güneş bir dokunsa paramparça olacak yalnızlığım!
Üşümek istiyorum...
Tahmin ettin değil mi?
Açtım pencereyi
Çektim içime tiryakisi olduğum geceyi
Buram buram sen kokuyor...
Acıdı birden burası işte tam şurası
Sol göğsümün ortası...
Sen,döşte bıçak yarası
Sen,alnımın yarım yazılmış yazısı
Sen,gözlerimin arşın arşın aşındırdığı yolların dalgın bakışı
Sen,sen,sen başımın tatlı belası
Özledim ''Seni Seviyorum'' demeyi...
insan çok şeye özlem duyabiliyor özellikle''seni seviyorum '' kelimesine genel anlamda daha çok ihtiyaç duyuyor.ve ihtiyaç duyduğu o kadar çok şey oluyor ki an geliyor ölüme ble ihtiyaç duyuyor.....
Evet çok haklısınız Büreyde!Ama insan en çok neye ihtiyaç duyuyor biliyor musunuz?
Sessiz kaldığın zamanlarda anlatmak istediklerini anlayacak insanların arasında susmaya...
bazen bakışlar bile duygusunu kaybedebilir...his duygun yok olur duyarsız bir insan haline dönüverirsin ve hasret vuslat yerine ebedi azap olur sanırsın...vuslat dedin de sence vuslat ne ki usta....?
Ah be Birsum hani şair demişya;şu içime batan acıları bir öksürükte atabilsem gözlerim bulutları ellerim umutları ekmezdi yollarına...Herneyse bulutuyla umuduyla güzeldir hayat diyelim
Beğenin ve güzel torumun için teşekkür ederim Birsum...
Sizlerin de değer veren sevgi dolu gönlünüze sağlık Musa Abim...Yorum yazan ellerinize sağlık...
Bir kadını sevmekle başlar her şey ama, bir kadını tanımakla varılır hayatın sırrına.
Bir kadını tanımaya soyunmak zor ama keyifli bir yolculuğa çıkmaktır.
Dört mevsimi bir yürekte buluşturur, bu yüzden de sürekli şaşırtırlar.
Sürprizlerin ardı arkası kesilmez.
Zordur anlamak onları.
Benzemek gerekir anlayabilmek için belki de ...
Kendi zekasını hatırlatanları sever, sevgisini göstermekten ürkmeyenleri, sürprizlere hazırlıklı olanları bir de.
Muson yağmurları gibi yağarken, Sahra' da çöl fırtınası koparıp ardından güneş olup ısıtabilirler.
Dedim ya bir dünyadır kadınlar;
yürekleriyle konuşan, gözleriyle gülen...
''Bir kadını anlayabilmek için aklının sınırlarını zorlarsan aklını kaçırırsın!Ama kalbinle hareket edersen sınır diye birşey olmadığını anlarsın '' diyorum bende Birsum
Mahsulun aşk kokan meyvalarmıdır? Yoksa çorak bir tarlada bir avuç toprak Adına susuz bırakılmış bir çift yürek taşmıdır.. Hiç uğruna topraktan tohumu ayıran NADAS mıdır?...
Yürek eğer taşıdığı sevdada bir karşılık bekliyorsa taştandır.Gönül ocağına hasret ekip çile biçiyorsan yarınların ümitle beslenirken gecelerin güneşe hasret batar kör karanlığa!ve hangi mevya sevda tohumunun verdiği hazzı yaşatırki insana?Göz gördüğünü değil kalp hissettiğini sevmedikten sonra neye yarar çekilen ızdırap!
Büreyde o kadar güzel kelimelerle anlatmışsınızki sevdanın güzelliğini yazacak kelimelerim eksik kaldı...Lütfen yarım cümlelerimi mazur görün...
Ben bu kadar karışık görmüyorum AŞK ı=)
Her kalp kendi aşk ından sorumlu...Yaşayabildiginide yaşayamadıgınıa beyninle birlikte kendi kararı belirliyor...
Kimisi doyasıya yaşıyor yaşatıyor kimiside acısını çekmeye razı sözcüklerle harika bir dünya yaratıyor.......
üstad demişki..
Oturur bir gece yarısı bir adamın bir kadına yazdığı şiir olursun...
O şiir öyle güzel olmuştur içinde ruh bulursun...
Ahh o adamlar iyi ki aşık olmuşlar...
Ahh o kadınlar aşka ne çok yakışmışlar...
Cemal SÜREYA.....
Birsum seninle bu konuyu tartışmıycam
Senin de söylediğin gibi aşkta karışık bir durum yok!Ama insan aşka karıştıktan sonra herşey o kadar berrak ve anlaşılır bir durum haline geliyor ki işte o zaman insan gerçeklerin içinde kayboluveriyor!Aslında her kayboluş bir çıkmaz değil midir? Ve her çıkmaz sonu gelmeyen bir arayış değil midir gerçekle hayal arasında sürüklendiğimiz?Ve her sürükleniş.... Bu konu böyle devam edip gider de ben bugün fazlasıyla üşüdüm ve yoruldum onun için pek sağlıklı düşünemiyorum!
Ne yazmak ne de çizmek kalemin elinde değildir be Birsum!Önemli olan kaleme hükmeden elin kalple giriştiği birliktelikteki uyumun insanı sürüklediği gerçekler değil midir?Yürek yaz dedikten sonra kalem çiz dese neye yarar!Kalemin çizeceği tek şey sessiz ve karanlık gecenin hüzün yüklü yalnızlığıdır...